avalw news
Mehmet KayaMehmet KayaVIEW PROFILE →

Türkiye'de kripto varlık düzenlemesi 2026: 7518 sayılı Kanun, SPK lisansları ve MASAK denetimi

markets2026-08-20 · 4 min read · 2 reads

Türkiye 2024'te çıkarılan 7518 sayılı Kanun ile bölgenin en kapsamlı kripto düzenlemelerinden birini kurdu. 2026 itibarıyla SPK lisanslaması, MASAK denetimi ve 15.000 liralık Seyahat Kuralı eşiği sektörü şekillendirirken, yetkilileri güçlendiren yeni düzenlemeler de gündemde bulunuyor.

Türkiye, son yıllarda kripto para alanında bölgenin en kapsamlı yasal çerçevelerinden birini oluşturmayı başardı. 2024 yılında yürürlüğe giren 7518 sayılı Kanun ile birlikte ülke, kripto varlık hizmet sağlayıcılarını resmi bir zemine oturtan düzenlemeleri hayata geçirdi. 2026 yılına gelindiğinde bu çerçeve daha da olgunlaşmış, lisanslama, denetim ve suçla mücadele mekanizmaları belirginleşmiş durumda. Bu yazıda söz konusu düzenlemelerin temel unsurlarını ele alıyoruz.

7518 sayılı Kanun ve yasal çerçeve

Düzenlemenin temelini oluşturan 7518 sayılı Kanun, 26 Haziran 2024 tarihinde kabul edildi ve 2 Temmuz 2024 tarihinde 32590 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kanun; cüzdan, kripto varlık, kripto varlık hizmet sağlayıcı, saklama hizmeti ve platform gibi kavramları tanımlayarak sektöre net bir hukuki çerçeve kazandırdı. Böylece daha önce belirsizliğini koruyan pek çok kavram, ilk kez resmi bir tanıma kavuşmuş oldu.

Kanun kapsamında kripto varlık, dağıtık defter teknolojisi veya benzeri bir teknoloji kullanılarak elektronik olarak oluşturulan ve saklanan gayri maddi bir varlık olarak tanımlanıyor. Bu tanım, farklı türdeki dijital varlıkları kapsayacak biçimde geniş tutulmuş durumda. Ayrıca teknik uyum ve güvenlik standartlarının sağlanmasında TÜBİTAK'a önemli bir rol verilmesi, düzenlemenin yalnızca finansal değil, aynı zamanda teknolojik bir boyuta da sahip olduğunu açıkça gösteriyor.

SPK'nın rolü ve lisanslama

Yeni çerçevede en belirleyici kurum, Sermaye Piyasası Kurulu yani SPK olarak öne çıkıyor. Kanun, kripto varlık hizmet sağlayıcıları üzerinde lisanslama, kural koyma, gözetim ve yaptırım yetkilerini SPK'ya veriyor. Kurul; kuruluş, faaliyet, sermaye yeterliliği, bilgi sistemleri, teknoloji altyapısı ve izin verilen faaliyetlere ilişkin kuralları belirleme yetkisine sahip. Bu sayede sektörün işleyişi tek bir merkezi otorite tarafından düzenlenmiş oluyor.

Kanuna göre hiçbir kripto varlık hizmet sağlayıcı, SPK'dan izin almadan kurulamıyor veya faaliyet gösteremiyor. Sağlayıcıların yürütebileceği faaliyetler de yine kurulun belirlediği çerçeveyle sınırlı tutuluyor. Bunun yanı sıra kanun, izinsiz hizmet sunma ve hizmet sağlayıcı yöneticileri ile personelini ilgilendiren zimmet gibi suçlar için hapis ve para cezaları öngörüyor. Bu durum, düzenlemeye uyulmasının ne kadar ciddiye alındığını ortaya koyuyor.

Kanun, mevcut oyuncular için de geçiş süreçleri tanımladı. Halihazırda faaliyette olan hizmet sağlayıcılara, durumlarını bildirmeleri için 2 Ağustos 2024 tarihine kadar bir aylık bir beyan süresi verildi. Yurt dışı merkezli sağlayıcılar ve kripto para otomatları için ise 2 Ekim 2024 tarihine kadar uzanan üç aylık bir tasfiye süreci öngörüldü. Bu takvim, düzenlemenin kısa sürede uygulamaya geçirilmek istendiğini açıkça gösteriyor.

MASAK ve Seyahat Kuralı

Türkiye kripto varlık piyasasını çok katmanlı bir düzenleme çerçevesiyle yönetiyor. (temsili görsel)
Türkiye kripto varlık piyasasını çok katmanlı bir düzenleme çerçevesiyle yönetiyor. (temsili görsel)

Kripto varlık alanındaki denetimin bir diğer önemli ayağını, Mali Suçları Araştırma Kurulu yani MASAK oluşturuyor. Bu kurum, kara para aklama ve terörün finansmanı gibi suçlarla mücadele kapsamında sektöre yönelik kuralları uyguluyor. Özellikle uluslararası standartlarla uyumlu olan ve Seyahat Kuralı olarak bilinen düzenleme, kripto varlık transferlerinde tarafların kimlik bilgilerinin belirli koşullarda paylaşılmasını zorunlu kılıyor.

Seyahat Kuralı kapsamında belirlenen kritik eşik 15.000 Türk lirası, yani yaklaşık 425 dolar seviyesinde bulunuyor. Bu tutarın altındaki transferlerde yalnızca gönderen ve alıcının adı ile cüzdan adresinin paylaşılması yeterli oluyor. Eşiğin üzerindeki transferlerde ise gönderenin kimliğine ilişkin daha ayrıntılı bilgiler talep ediliyor. Böylece küçük işlemlere esneklik tanınırken, büyük transferlerde şeffaflığın artırılması hedefleniyor.

Bu kuralların bir kısmı 24 Aralık 2024 tarihinde yayımlanmasıyla birlikte yürürlüğe girerken, ilave kara para aklamayla mücadele yükümlülükleri 25 Şubat 2025 tarihinden itibaren uygulanabilir hale geldi. Düzenlemeye göre, eksik bilgi içeren transferlerde hizmet sağlayıcılar eksik verileri talep etmek zorunda. Giderilmeyen eksiklikler içeren transferler iade ediliyor ve tekrarlanan uyumsuzluklar işlemin reddedilmesine kadar varabiliyor.

Ödeme yasağı ve yeni düzenlemeler

Türkiye'deki kripto düzenlemelerinin bir başka önemli boyutu, ödeme alanına ilişkin sınırlamadır. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Nisan 2021'de yayımladığı bir düzenlemeyle kripto paraların mal ve hizmet alımlarında ödeme aracı olarak kullanılmasını yasakladı. Bununla birlikte kripto para alım satımının kendisi yasal olmaya devam ediyor. Böylece Türkiye'de kullanıcılar, lisanslı platformlar aracılığıyla dijital varlıkları alıp satabiliyor ve elinde tutabiliyor.

2026 yılının ortasına gelindiğinde, düzenleyici çerçevenin daha da sıkılaştırılması gündeme geldi. Basına yansıyan bilgilere göre hükümet, MASAK'ın yetkilerini genişletmeyi amaçlayan yeni bir yasa taslağı üzerinde çalışıyor. Söz konusu taslağın, yetkililere önceden mahkeme kararı olmaksızın kripto hesaplarını daha hızlı biçimde dondurma imkanı tanıması bekleniyor. Bu adım, finansal suçlarla mücadelede hızın artırılması hedefiyle ilişkilendiriliyor.

Tüm bu düzenlemeler bir arada değerlendirildiğinde, Türkiye'nin kripto varlık alanında hem yatırımcıyı korumayı hem de finansal suçları önlemeyi amaçlayan çok katmanlı bir yaklaşım benimsediği görülüyor. SPK lisanslama ve gözetimi üstlenirken, MASAK finansal suçlarla mücadeleyi, TÜBİTAK ise teknik güvenliği üstleniyor. Bu görev dağılımı, sektörün farklı boyutlarının ayrı ayrı ve titizlikle ele alındığını ortaya koyuyor.

Sonuç olarak Türkiye, 2024'te atılan yasal adımların ardından 2026 itibarıyla kripto varlık düzenlemelerini giderek olgunlaştıran bir ülke konumunda bulunuyor. Lisanslamadan kimlik doğrulamaya, ödeme yasağından hesap dondurma tartışmalarına kadar geniş bir yelpazede süregelen bu düzenlemeler, sektörün geleceğini yakından etkileyecek. Önümüzdeki dönemde bu çerçevenin nasıl uygulanacağı ve piyasayı ne yönde şekillendireceği yakından izlenecek.

Mehmet Kaya
WRITTEN BY THE AUTHOR
Mehmet Kaya
2026-08-20 · 4 min read · 2 reads
View profile →
VERIFY THIS STORY
ASK AI
MORE FROM Mehmet Kaya
Report this articlesupport@avalw.com